
Muayene Memuru
Özet
Küreselleşmenin işletmeler üzerindeki etkilerini ve küresel benzerliklere rağmen pazarlama stratejilerinin yerel bağlamlara uyarlanmasının gerekliliği uluslararası ticarette önemle vurgulamaktadır. Küreselleşme ile beraber ülkeler arasında ekonomik çerçeveler, siyasi sistemler ve geleneksel yapılar gibi farklılıkların oluşması küresel işletmelerin farklı pazarlardaki çeşitli tüketici taleplerini karşılamak için operasyonlarını, stratejilerini ve yapılarını yeniden düzenlemeleri gerektirdiği sorununu ortaya çıkarmıştır.
Küresel markalar ortaya çıkan bu sorunu özellikle e-ihracat pazarında Küresel Düşün, Yerel Hareket Et sloganı ile hem global marka kimliklerini korumaya çalışmış hem de belirli bir bölgede yaşayan tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayacak yerelleştirilmiş Glokal stratejiler geliştirmeye başlamışlardır.
Glokalleşme yaklaşımı bu noktada özellikle yerel tüketici bağlılığının marka tercihini ve pazar payını önemli ölçüde etkileyebileceği rekabetçi global pazarlarda olması konusunda hayati önem taşıdığından çalışmamızda E-ihracat, litaratürde genel hatları ile Glokalizm Stratejisi kavramı tanımına değinilip son olarak E-ihracat Glokalizm İlişkisine değinilmeye çalışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: E-ihracat, glokalizm, küresel düşün yerel hareket et
Giriş
Glokalleşme, küreselleşme ve yerelleşmenin birleşiminden oluşan ve uzun yıllardır ilgi çeken bir araştırma konusu olmuştur. Bu kavram, global öğeleri benimseyerek yerel özellikleri korumayı amaçlar. “Glokalleşme” terimi, “global” ve “lokal” kelimelerinin birleşi- minden oluşur.
Küreselleşme ve yerelleşme birbirinden bağımsız kavramlar değildir. Küreselleşme, yerel unsurları içeren bir süreç olarak görülebilir ve yerelleşmeyi göz ardı etmeden tamamlanmış kabul edilemez. Yerelleşmenin küreselleşmenin içinde yer aldığını ve bu nedenle “glokalleşme” teriminin daha uygun olduğunu belirterek bu kavramı literatüre kazandırmıştır.
Gerçek kültürel uyumun ger- çekleşebilmesi için küreselleşmenin ve yerelleşmenin eş zamanlı olarak gerçekleşmesi gerektiğini savunur, bu sürecin karşılıklı olarak birbirini etkilemesi gerektiğini vurgular. Yerelleşmeyi küreselleşmenin glokalleşme olarak yansıtmasında bir araç olarak tanımlar ve global ile lokal arasında denge kurulmasının önemini vurgular.
Çalışmamızda özetle, e-ihracat tanımlamasının ülkemizdeki durumu irdelenmeye çalışılıp, özellikle glokalleşme stratejisi üzerinden e-ihracata etkisinin küresel ve yerel güçlerin uyumlu bir şekilde var olması ve birbirlerini etkilemeleri sonucunu doğurmasından dolayı küreselleşmiş dünyada kültürel adaptasyon ve entegrasyon için gerekli düzenlemelere dair fikirler ortaya konulmaya çalışılacaktır.
E-İhracata Bakış
Elektronik ticaretin yaşantımıza girmesi ve günden güne satın alma tercihlerimizin elektronik ortama kayması beraberinde ticaret ağında başka değişiklikleri de gündeme getirmiştir. Türkiye Gümrük idareleri de bu değişime ayak uydurmuş, gelişen çağın tercihi doğrultusunda sistemlerini ve kontrol yöntemlerini değiştirmiştir.1
Ülkemizde ETGB (Elektronik Ti- caret Gümrük Beyannamesi) ihracat aşamasında, ticarete konu taraflar açısından sayısız avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlardan bazıları, vergi avantajı, bürokratik işlemlerde kolaylık ve muafiyet, beyan kolaylığı, gümrükleme maliyetlerinde tasarruf ve buna bağlı dış ticarette rekabet avantajı, vekâlet verme zorunluluğunun ortadan kalkması, zaman tasarrufu olarak sıralanabilir.
Mikro ihracat kapsamında yürürlükteki mevzuat uygula- malarında eşyaların brüt 300 kilogramı ve 15000 €’yu geçmeyen fatura değerinde olması günümüz e-ticaret pazarında oldukça sirkülasyonu olacak bir ticaret trafiğine neden olmasının yanında gümrük işlemlerinin yetkili operatör firmalarca ETGB ile hızlı bir şekilde yapıl- ması ihracatçı firmalar için bir avantaj oluşturmaktadır.
Bilindiği üzere ülkemizde Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Türkiye ve Dünyadaki lojistik yapılanmanın ve tedarik zincirinin kurgulanması ve optimize edilmesine yönelik faaliyetleri sürdürmektedir.

UTİKAD Sektörel İlişkiler Departmanınca hazırlanan 2022 yılı Lojistik Sektörü Raporu2’nda Türkiye’nin lojistik sektörü son yıllarda hızla gelişmekte ve büyümekte olduğu Türkiye’nin, Asya ile Avrupa arasında stratejik bir konumda olduğu için lojistik sektöründe önemli bir geçiş ülkesi olarak kabul edilmekte olduğu vurgulanmıştır.
Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak her yıl düzenli olarak hazırlanan ihracat raporları3’nda ise Türkiye önemli bir başarı yakalayarak yüzde 5,6’lık bir büyüme rakamına ulaşmıştır. Dünya ekonomisi 2023 yılında yüzde 3,4, Euro Bölgesi yüzde 3,5 ve G20 ülkeleri yüzde 2,7’lik bir büyüme gösterirken Türkiye ekonomisinin bu ortalamaların üzerinde bir performans sergilediği görülmektedir.
Türkiye jeopolitik açıdan taşıdığı özellikler itibariyle bölge- sinde ki ağırlığını her geçen gün artırması lojistik potansiyeli ile uyum içinde ilerletmesi ile doğru orantılı şekilde ilerlemektedir ve lojistik potansiyelin gelişiminde İnternet üzerinden online iletişimin gelişmesi lojistik sektöründe ki gelişmelerle süreci hızlandırmakta ve ekonomik değer yaratmaktadır.
Tükiye’nin jeopolitik konum üstünlüğü konusunda Türkiye İhracatcılar Meclisi e-ihracat ortak akıl çalıştayı4 bildirisin- de; E-ihracattın normal ihracata göre pek çok avantajları bulunduğu belirtilmiş, Dünyada rekabet edebilen ve güçlü ekonomiye sahip ülkeler arasına girebilmek için, üretmek ve üretilen mal veya hizmetleri iç pazar dışında global pazarlarda da satabilmek oldukça önemli olduğu vurgulanmıştır.
Bu haliyle e -ihracat dijitalleşmenin bizlere sağladığı avantajlardan birisi olarak sınırların ortadan kalkmasına ve bu sayede dünyanın bir ucundaki insanların/firmaların dünyanın diğer ucunda satış yapabilmesine imkan sağlamaktadır.
Küresel boyutta yaşanan gelişmeler doğrultusunda, ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşması için firmalarımızın, e-ihracatın sunduğu imkânlar konusunda bilinçlendirilip bu alana yönlendirilmesi ve İhracat hedeflerimizden e-ihracatın toplam ihracat içerisinde %0,3 olan payının, 2023 yılına kadar %5’e çıkarılması hedefini doğurmuştur.
Ülkemizin global pazarda yer alması adına e-ihracatın önemli bir potansiyeli olduğunu gören Ticaret Bakanlığımız bu konularda ciddi adımlar atmıştır. Türkiye’nin uluslararası ticaretteki payını artırmak ve ülkemizi bölgesel bir e-ticaret merkezi haline getirmek amacıyla 2018-2020 E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planı’nı hazırlamıştır. Eylem planı 7 ana hedef ve 23 eylemden oluşmaktadır.
Ülkemizin lojistik kapasitesinin ve Gümrük işlemlerinin sınır ötesi e-ticaret ihtiyaçları çerçevesinde geliştirilmesi, Sınır ötesi e-ticarette, ürün güvenliği ve denetiminin etkinleştirilmesinin sağlanması atılan adımlardan bazılarıdır.

E-ihracat yapan firmaların uluslararası rekabetçiliği ilerletilmesi ve Mikro girişimcilerin e-ihracatçı olması sağlanması için E-ihracatın geliştirilmesine yönelik uluslararası iş birlikleri çerçevesinde İhracat hedeflerimize ulaşma noktasında E-ihracat sürecinde dikkat edilmesi gereken pek çok nokta bulun- maktadır. Önemli noktalardan bazılarını sıralayacak olursak;
Ürünü Yabancı Piyasalara Göre Düzenlemek E-ihracat yapmayı hedefleyen bir işletme yabancı piyasaya girmeden önce ürününün mevcut haliyle piyasaya uygun olup olmadığını incelemelidir
E-İhracat ile İlgili Yasal Konuları Araştırmak İhracat yapılması hedeflenen ülke veya ülkelerin yasa ve mevzuatları, ürünün üretildiği ülkeden çok daha farklı olacaktır. Bunun yanı sıra ürünün üretildiği ülkeyle e-ihracat hedeflenen ülke ve ülkeler arasındaki uluslararası ilişki düzeyini, varsa özel anlaşmaları bilmek de oldukça önemlidir.
İnternet Sitesini Yurt Dışına Açmak E- İhracat E-ihracat yapmak isteyen firmalar, ürünlerine erişimin kolaylığından emin olmak için mevcut internet sitelerini yurt dışından kolaylıkla erişilebilecek hale getirmelidir.
Makale konumuzun e-ihracat kapsamında küreselleşmenin yerel bağlamlara uyarlanması- nın gerekliliği kapsamında Glokal pazarlama stratejisinin yerel farklılıkları da dikkate alarak her bölgede, o bölgeye uygun olarak faaliyetlerini oluşturmasının e-ihracat yapan firmaların dünya çapında faaliyet göstermelerinin avantajlarını incelemek olduğundan makalemizin bu kısmında “Glokalizm” tanımlamasına değinilecektir.
Glokalizm Stratejisi
Glokalleşme, küresel düşün yerel hareket et sloganıyla, kü- resel olanla yerel olanı birleşti- ren bir yaklaşım olarak ortaya çıkmış ve dilimize “küreselleşme” olarak çevrilip son yıllarda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamıştır5 ve Glokalizm Küresel düşünerek yerel hareket etme stratejisi olarak küreselleşme süreci içinde kendine, küresel ve yerel markaların yerel pazarlardaki rekabeti çerçevesinde yer bulmuştur.
Bu anlayış genel olarak küresel bir bakış açısının yerel koşullara adapte edilmesiyle küresel yerelleşmeyi açıklar ve küresel ve yerel boyutların iç içe geçtiği bir durumu ifade etmesinin yanında farklı coğrafi bölgelerde farklı sonuçlara yol açar.
Küresel ya da uluslarası faaliyetlerede bulunan şirketlerin faaliyet göstermek istedikleri ülkelerin kültürel, sosyolojik vb. durumlarına göre ürünlerini uyarlaması Glokalizasyon kavramının şirketlerin sadece dünya çapındaki konularla değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerin özel durumları ve koşulları ile de ilgilenmesi anlamına gelmesini sağlar bu nedenle firmaların hem global hem de yerel olma ihtiyacını karşılamaktadır.6
Günümüzde küresel marka olmuş birçok işletme, marka sadakati yaratmak adına birtakım stratejiler uygulamaktadır. Bu stratejilerden biri de Glokalleşme uygulamalarıdır. Küresel pazarlara yönelik olarak, ürün veya hizmetlerin, yerel kültür- lere uyacak şekilde yaratılması ya da özelleştirilmesi anlamına gelen Glokalizasyon, özellikle 1980’ den sonra sık sık kullanılmaya başlayan bir kavramdır.7
Küreselleşme üzerine yapılan tartışmalar ve araştırmalar, kavramın çeşitli yaklaşımlarından dolayı farklı tanımların ortaya çıkmasına yol açmıştır.

E- ihracat kapsamında ticaret yapılan ülkenin yerel kültürel, sosyal, teknolojik ve ekonomik özellikleri dikkate alınmadan küresel pazarlarda başarılı olmanın mümkün olmayacağı, işletmelerin yerel değerleri göz önüne alarak küresel strateji ile uyumlu hale getirmeyi hedef haline getiren glokal marka stratejisi en iyi seçim olacağını ve bu stratejinin gelecekte de birçok işletme tarafından uygulanacağını düşünürsek şirketlerin sadece dünya çapındaki konularla değil, faaliyet gösterdikleri ülkelerin özel durumları ve koşulları ile de ilgilenmesi anlamında hem global hem de yerel olma ihtiyaçlarını Glokalizm stratejisi ile sağlamaları gerekmektedir.
Glokalleşmenin E-İhracat İşlevlerine Etkileri
Dünyada giderek yaygınlaşan “glokalizm” yerelleşebilmenin gücünden bahsederken, ürün ve hizmetlerin küresel pazarlara uyarlanırken yerel kültürel değerlere, tüketici alışkanlıklarına uygun hale getirilmesini sağlamaktadır.
Yerel pazarlara uyum sağlamadan yapılan e ihracat girişimleri genellikle başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Glokalizasyon ve yerelleşmenin ilk adımı olarak hedef pazar analizi yapılması gerektiğinden, yerel kültürel normlardan, tüketici davranışları ve yasal düzenlemeler gibi unsurlar analiz edilerek yerel tüketicilerin beklentileri, dil ve iletişim stratejileri üzerinde durularak hazırlanan ürün açıklamaları, web sitesi içerikleri ve pazarlama mesajları yerel dile ve kültüre uygun hazırlanmalı ki bu sayede tüketicilerin markaya olan güveni artmasının ve tüketicilerin satın alma kararlarını olumlu yönde artması beklensin.
Başarılı glokalizasyon örnekleri incelendiğinde uluslararası hızlı tüketim malları üreten şirketlerin ürünlerini yerel tat ve tercihleri dikkate alarak yerel pazarlara uyarladıkları görülmektedir. Aynı şekilde içecek ve giyim markaları da yerel pa- zarların beklentilerine uygun ürünler sunup pazarlama faaliyetleri yürüterek geniş müşteri kitlelerine ulaşmaktadır. Bu anlamda küresel pazarlara
yönelik olarak ürün veya hizmetlerin yerel kültürlere uyacak şekilde özelleştirilmesi küresel pazarlama açısından çok önemlidir. Bu konuda en iyi örneklerden Coca-cola tüm dünyada yerelleşme stratejisi açısından her ülkede pazarlama bölümleri tarafından hangi ülkede pazarlanacaksa o ülkeye ait kültürel motifleri içeren reklam kampanyaları yapması ülkemizde özellikle ramazan aylarında iftara özel reklamları bu konuda örnek verilebilir. Şişelerinin üzerine farklı dilleri ile Coca-Cola yazdırması bu konuda glokal stratejiler kapsamında firmalar tarafından yapılan faaliyetlere örnek verilebilir.
“Küresel düşün yerel hareket et” sloganıyla küresel olanla yerel olanı birleştirici bir yaklaşımla ortaya çıkan Glokalleşme stratejisi kapsamın- da günümüzde küresel marka olmuş birçok işletme, marka sadakati yaratmak adına bir takım stratejiler uygulamaktadır. Glokalleşme, şirketlerin farklı pazarlarda nasıl işlediklerini ve rekabet ettiklerini derinden etkileyen çeşitli işlevler üzerinde önemli etkilere sahiptir. Glokalleşmenin e-ihracat işlevleri- ne olan etkilerinin bazı önemli noktaları8:
✒ Ürün pazarın ihtiyaçları doğrultusunda farklı kalite düzeylerinde sunulabilir.
✒ Ürün iklim koşullarına uyarlanır ve biçimlendirilir.
✒ Ürünün ambalaj, renk ve tasarımında yerel kültürün beklentileri dikkate alınır.
✒ Pazarların özelliklerine göre marka ismi ve rengi değiştirilebilir.
✒Çalışanlara sağlanan haklar ve çalışma koşulları konusunda yerel koşullar dikkate alınır
✒ Gerektiğinde reklamlarda yerel dil ve kültürel özellikler kullanılır.
✒ Bina, araç, ekipman ve ofisler yerel koşullara uyarlanır.
✒ Yerel ticari kültüre uyum sağlanır.
✒ Tüm pazarlarda aynı kurum kültürü kullanılır ve ihtiyaca göre yerel uyarlamalar yapılır.
Glokalleşme, şirketlerin pazarlama stratejilerini yerel tercihlere, kültürel ince detaylara ve tüketici davranışlarına uygun şekilde uyarlamalarını gerektirdiğinden genellikle ürün marka yönetimini ve tanıtım taktiklerini, küresel marka tutarlılığını koruyarak yerel tatlarla uyumlu hale getirmeyi içermesini sağlar.
İşletmeler, ürünlerini veya hiz- metlerini yerel pazar talepleri- ne ve düzenleyici gereksinimlere uygun hale getirirken tedarik zinciri kararlarını etkileyerek kaynak sağlama stratejilerini, stok yönetimini ve dağıtım kanallarını belirler. Glokalleşmede yerelleştirilmiş müşteri desteği sağlamak için şirketler genellikle çok dilli müşteri hizmetleri sunmaya çalışır ve iletişim tarzlarını yerel pazarlara göre uyarlarlar.
Sonuç
Global işletmeler yerel pazarlarda pazarlama karmalarını oluştururken, gerekli gördüğü aşamaların değiştirilerek o bölgeye uygun hale getirilmesini sağlayan faaliyetler kapsamında dünya’nın çeşitli bölgelerin- de çevresel faktörlerin ve tüke- tici tercihlerinin farklılığından dolayı ürünlerin yapısı, sunumu ve algılanışı değişiklikler yapmaktadırlar.
Glokalleşme stratejisinin popü- lerliğinin önemli nedenlerinden biri, ürünlerini pazarlamak için küreselleşme stratejisi çerçevesinde tüm pazarlarda tek bir reklam kampanyası yürüten işletmelerin her bölgede başarılı olamamasıdır.
Global şirketler, hedef pazarlarındaki tüketicilerin sosyal değerleri, kültürel ve yerel alışkanlıkları, pazar yapısı ve pazar karakteristiklerini dikkate almak zorundadır. Bu yaklaşımı global pazarlama stratejileri olarak ifade edilen ve tüketicinin yerel pazarın ihtiyaçlarını ve taleplerini karşılamak için yürütülen faaliyetler ile yönlendiren şirketler, işletmelerin pazar paylarını artırabilirler.
Global pazarlama stratejileri uygulayan e-ihracat yapan global şirketler, faaliyet gösterdikleri yerel pazarlarda pazar yapısı, karakteristikleri, tüketici beklentileri, geleneksel ve kültürel özellikler gibi birçok fark yaratabilecek faktörleri analiz ederek pazarlara girmektedirler.
E-ihracat, şirketlerin küresel pazarlara erişimini sağlarken, glokalizm ise bu pazarlarda başarılı olabilmek için gerekli olan yerelleştirme stratejilerini ifade eder. Örneğin, bir e-ticaret platformu aracılığıyla ürünlerini satan bir şirket, uluslararası müşterilerin dilinde, yerel para biriminde fiyatlandırma yaparak ve yerel ödeme seçenekleri sunarak glokalizm stratejilerini uygulayabilir
Ülkemizde de yeni bir kavram olan Glokalizm stratejisinin e-ihracat yapan firmalarımızca uygulanması ve bu konuda Ticaret Bakanlığımızca yapılan çalışmalar ve bilgilendirici faaliyetleri takip etmesi ihracatımızın gelişmesi yönünde çok büyük katkısının olacağı aşıkadır.
DİP NOTLAR
KAYNAKÇA
