FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETLERİ VERGİ KESİNTİSİ HAKKINDA

09.07.2019


Memur maaş ödemeleri ile fazla çalışma ücretlerinin birleştirilerek vergilendirilmesinin hatalı olduğu, personele ödenmesi gereken maaş ve fazla çalışma ücretinin ayrı ayrı değerlendirilerek vergilendirme işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği hakkında;
Değerli Üyelerimiz;
Bir süredir tartışma konusu olan ve biz Gümrük Muayene Memurlarını yakından ilgilendiren; ayrı ayrı vergilendirilmesi gereken maaş ödemeleri ile fazla çalışma ücretlerinin birleştirilerek vergilendirilmesi işleminin hukuka aykırılığı karşısında üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla dernek avukatımız ile yürüttüğümüz çalışmalar ve emsal niteliğindeki yargı kararları ışığında tüm süreci ve izlenmesi gereken adımları aşağıda bilginize sunuyoruz.
Trabzon Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’nde bölge amiri unvanıyla görev yapan personel, maaş ödemeleri ile fazla çalışma ücretlerinin birleştirilmesi suretiyle, fazla çalışma ücretinden kesilen gelir vergisi matrahının yükseltildiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri uyarınca fazla çalışma ücretlerinden damga vergisi dışında bir kesinti yapılamayacağı bu kapsamda fazla çalışma ücretinden yapılan gelir vergisi kesintisinin hukuka aykırı olduğu bu gerekçelerle haksız yere yapılan gelir vergisi kesintilerinin yasal faizi ile iadesi talepli dava ikame etmiştir.
Trabzon Vergi Mahkemesinin 2011/344 E. 2011/704 K. Sayılı dosya numarasıyla görülen davaya ilişkin verilen karar özetinde:
 “Davacının almış olduğu maaşın Maliye Bakanlığı bütçesinden yapılmasına rağmen davacıya ödenen fazla çalışma ücretinin bağlı olduğu gümrük müdürlüğünce ödendiği, Gelir Vergisi Kanunu’nun 86. Maddesine göre belirlenen haddin aşılmaması durumunda, bir hizmet erbabının birden fazla ücret alması halinde her bir işverenin ödediği ücretlerin ayrı ayrı vergilendirileceği, davacıya yapılan maaş ödemesi ile fazla çalışma ücretinin farklı tahakkuk birimlerince yapıldığı göz önüne alındığında; davacıya yapılan maaş ödemesi ile fazla çalışma ücretinin ayrı ayrı vergilendirilmesi gerekirken, birleştirilerek vergilendirilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” Denilerek Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 29.12.2011 tarihinde davacı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm Davalı Bakanlık Vekilince temyiz edilmiş ve T.C. Danıştay Dokuzunca Dairesinin 2016/1625 E. 2018/6749 K. Sayılı dosyasında verilen kararda:
“Temyiz isteminde bulunan Maliye Bakanlığınca ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına…” karar verilmiştir.
Danıştay kararı neticesinde Ticaret Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının, muhatabı Bölge Müdürlükleri olan yazısında özetle:
Adı geçen personele (davacıya) bundan sonra yapılacak maaş ve fazla çalışma ücreti ödemelerinde vergi matrahının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden SGB.net sistemine maaştan gelen gelir vergisi matrahlarının aktarılmaması ve fazla çalışma ücreti matrahlarının maaş hesaplamalarının yapıldığı sisteme eklenmemesi işlemleri Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilecektir denilmiştir.
İlerleyen süreçte T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü ‘nce (Mülga), T.C. Ticaret Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığına yazılan yazıda özetle:
Yapılan değerlendirme sonucunda “4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 221. Maddesi Uyarınca Ödenecek Fazla Çalışma Ücretine İlişkin Usul ve Esaslar”ın ekte yer aldığı şekliyle uygulanması uygun görülmüştür. Denilmiştir.
Fazla Çalışma Ücretine İlişkin Usul ve Esaslar” 21.02.2019 tarihli Bakanlığımızca revize edilerek Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 21.02.2019 tarihli yazısı ile uygun bulunması neticesinde söz konusu usul ve esaslar 15.05.2019 tarihinde Bakanlığımızca onaylanmıştır.
Tüm bu durumlar karşısında ilgililer veya ilgililerin üye oldukları sivil toplum kuruluşlarınca Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan görüşmelerde, idare; tüm ödemelerin tek işveren tarafından yapıldığını dolayısı ile iki ayrı işverenin ödeme yapmasının söz konusu olmadığını, davaya müdahil olduklarını ve iptali için çalışmalar yürüttüklerini, iptalini sağlayamadıkları halde yazımız konusu mahkeme kararlarını emsal göstererek dava açan ve kazanan personele Gelir Vergisi Kanunu’nun 86. Maddesinin b fıkrası gereği ikinci işverenden alınan gelirin beyanname ile bildirilmemesi sebebiyle cezalı tarhiyat uygulanacağı bilgisi alınmıştır.
SONUÇ
 
 
 
Yukarıda izah edilen ve siz değerli üyelerimizin bilgisine sunulan gelişmeler ile, derneğimizce emsal teşkil ettiği düşünülen kararlar ışığında konu ile ilgili dava açmak isteyen üyelerimize ÜCRETSİZ AVUKATLIK HİZMETİ sağlanacaktır. Paylaşılan bilgiler doğrultusunda dava açıp açmama kararı her halükarda üyemizin tasarrufundadır.
 
Dava açmak isteyen üyelerimizin bu taleplerini Dernek Yönetimi’ne dilekçe ile bildirmesi ve avukatımıza vekâlet vermesi gerekmektedir.
Harç ve Masraflar dava başına ortalama 275-TL tutarında olup bu gider üyemiz tarafından karşılanacaktır. Davanın kazanılması durumunda herhangi bir vekâlet ücreti ödenmeyecektir. Davanın kaybedilmesi durumunda ise kararın verildiği tarih esas alınmak üzere hükmedilen vekalet ücreti üye tarafından karşılanacaktır. (2019 yılı itibariyle Vergi Mahkemelerinde duruşmasız olarak görülen davalarda hükmedilen vekâlet ücreti 1.512,0-TL’dir.)